• USD 5.7875
  • GBP 7.6268
  • EUR 6.4434
  • Adana : °C
  • İzmir : °C
  • Ankara : °C

DÜNYA

Artık O Ekiplerde Trafik Cezası Yazacak 23 Aralık 2015 Çarşamba - 13:59 Artık O Ekiplerde Trafik Cezası Yazacak
2 Kasım 2015 Pazartesi - 08:45
2 Kasım 2015 Pazartesi - 08:07

BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER 

Selahattin Sekin yazdı:Kızıl Meydan, Cafe Puşkin ve Nazım Selahattin Sekin yazdı:Kızıl Meydan, Cafe Puşkin ve Nazım Selahattin Sekin (MOSKOVA) -Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’in daveti ile MITT Moskova 2015 Turizm ve Seyahat Fuarı için Moskova’dayız. Şehir Moskova ismini 1147’de almış. Suzdal Prensi Yuri Dolgoruki Moskova’nın kurucusu olarak biliniyor. Şehrin 7 tepe üzerine kurulduğu söylenir ama şimdilerde bu yedi tepeyi görmek mümkün değil. Rusya’nın Başkenti Moskova’da gelenlerin mutlaka ziyaret ettikleri yerlerden ilkini biz de ziyaret ediyoruz. Kızıl Meydan… Rusların dışarıya pazarladıkları ve önemli ölçüde turist çektikleri Kızıl Meydan'a ulaşmak için yola çıktığımızda saatlerce yollarda bekleyeceğimi hiç düşünmemiştim. Türkiye'de İstanbul'un trafiği çekilmez denir lakin Moskova trafiği daha berbat. Bir trafik ışığından diğerine abartısız yarım saatte gidiyorsunuz. Buna rağmen Ruslar'daki sabıra ve disipline hayran kaldım. Korna sesi, sabırsız tacizkar sürücüleri görmemek oldukça şaşırtıcı.  Ekonomik krizde olduğu ifade edilen Rusya'da lüks araçların ve dünya markalarının her tarafta boy göstermesi beni şaşırtan diğer konuların en başında geliyor. Rusların meşhur Lada'sı yerine bolca Avrupa markalarının en üst sınıflarını yollarda görüyorsunuz. Türkiye'de lüks sınıfa giren otomobillerin Moskova’da sahipleri tarafından taksi olarak kullanılıyor. Moskova'da taksi kullanacaksanız kesinlikle yolun başında gideceğiniz mesafe için pazarlık yapmanızı öneririm. 1000 ruble istenen mesafeye pazarlıkla 500 rubleye gidiyorsunuz. Eğer Rusya'ya seyahat edecekseniz ve Rusça bilmiyorsanız 'İngilizce konuşur durumu kotarırım' diye hiç düşünmeyin. Çünkü Ruslar İngilizce bilmiyor! Türkçe bilmeniz Moskova'da dezavantaj değil aksine avantaj. Çünkü ya bir Özbek ya da bir Azeri ile mutlaka karşılaşırsınız. 'Biz kardeş' diyen Azeri taksici ile uzun uzun sohbet ederek yol aldık. Ve sonunda geçmişte görkemli törenler ile buyrukların açıklandığı önemli olaylara ev sahipliği yapan meydandayız. Kızıl Meydan Çar’ın buyruklarının açıklandığı, halka seslendiği yer.  Ve idamların büyük acıların da yaşandığı yerin adıdır...  Şimdilerde ise Rusya’nın en çok turist çektiği turistik alanların başında geliyor.  Moskova'da yemek yenecek en güzel mekanlardan biri Cafe Puşkin'dir. Ünlü Rus Edebiyatçı Aleksandr Puşkin'in isminin verildiği Cafe, Puşkin meydanına açılan sokağın hemen köşesinde yer alıyor. Otantik bir mekanda tarihi kitaplar arasında insanın ruhunu dinlendiren müzik eşliğinde yapılan servis yemeğin tadına tat katıyor. Aleksandr Puşkin Rus Edebiyatının kurucusu olarak kabul edilir. Her yazar/şair gibi o da cezalar almış, takip edilmiş ve aşık olmuş. Aşkından uzun süre ayrı kalan Puşkin rivayet odur ki sonunda aşkına kavuşmuş lakin bu kez aşkı için düello yapmak zorunda kalmış. Karısına kur yaptığını öğrendiği  George Charles d'Anthès ile düelloya tutuşmuş. Karnından vurulan Puşkin bir kaç gün sonra hayatını kaybetmiş. Puşkin Meydanı'ndan ayrılıp Kızıl Meydan'a doğru yürüyoruz. Hediyelik eşya satan küçük alışveriş dükkanlarında en çok rağbet edilen ürün Matruşka! Açtıkça içinden bir başka bebeğin çıktığı Matruşkalar'ı alırken mutlaka pazarlık yapın. Meydan’da Lenin’in, Putin’in benzerleri ile fotoğraf çektirirseniz yine pazarlık yapın. 1000 ruble ile başlayan fiyat kişinin pazarlık gücüne göre 200 rubleye kadar düşüyor. Moskova içerisinden nehir geçen ender şehirlerden biri.  Nehir deyince öyle küçük bir nehir algılanmasın. Üzerinde liman bulunan bir nehir. 13 Milyon insanın taşındığı Moskova’da 1 Milyon insan nehir üzerindeki araçları kullanıyor. Moskova'da geniş caddelerin kenarları intizamlı şekilde yeşillendirilmiş. Göstermelik yeşili asla kastetmiyorum, en az 8 şeritli yolların etrafı bir o kadar geniş şekilde yeşille bezenmiş. Doğrusu yüzyıl öncesinden planlanan şehrin bu şekilde korunmuş olması Türkiye'den bakınca oldukça şaşırtıcı ve imrendirici.  Moskova'da geçmişten bugüne gelen binalar da estetik kaygılar gözetilerek inşa edilmiş. Binaların dış yüzünde o binada çalışmış, yaşamış, ülkeye hizmet etmiş insanların kabartmaları ve isimleri yer alıyor. Bence bu uygulama o bina ile insanların duygusal bağ kurmasını sağlıyor.  Moskova’ya gelip Moskova metrosunu görmemek olmaz. Her biri sanat şaheseri olan metro istasyonları göz kamaştırıyor. “Kızıl Kapı”, “Sokolniki” ve “Mayakovskaya” istasyonları, birer mimari şaheser.  İşte bu nedenle insanlar metro için kullanmak değil ‘görmek’ kelimesini kullanıyorlar. Moskova’ya gelince Nazım Hikmet’i ziyaret etmemek olmazdı. Değerli meslektaşlarımla birlikte Nazım Hikmet’in mezarını ziyaret edip saygıyla andık. Sosyal Demokrat Yazar Nedim Soylu için bu ziyaret bambaşka anlamlar taşıyordu. 12 Eylül’ü yaşayan Nedim Soylu’nun Nazım Hikmet gibi bir şairin ülkesinden uzakta yatmasının anlamı çok derindi. Türklerin Moskova hikayesi önceleri olumsuz başlamış. Özellikle tekstil konusunda Ruslarla önemli bağlantılar yapan bazı art niyetli firmalar sözlerinin gereğini yapmayınca burada ticaret yapan Türkleri zor duruma sokmuşlar. Bundan 10 yıl öncesinde Moskova'da vitrinlerde 'Türk Malı Satılmaz' levhaları asılıymış. Türkiye geçen 10 yıllık sürede bu kötü imajın izlerini büyük ölçüde silmiş ama Moskova'daki tekstil pazarını da diğer ülkelere kaptırmış. MITT Moskova 2015 Turizm ve Seyahat Fuarı'ndaki Türkiye varlığı ve gösterilen ilgi büyük değişiminde göstergesi. Türkiye artık oyunu kuralına göre oynuyor. Art niyetli firmalara geçit verilmiyor. Yarın; Sosyalizmle Kapitalizmin son raundu! 26 Mart 2015 Perşembe - 11:11
Selahattin Sekin yazdı:Türkiye Hikayesini Ömer Çelik Selahattin Sekin yazdı:Türkiye Hikayesini Ömer Çelik'le anlatıyor MITT Moskova 2015 Turizm ve Seyahat Fuarı için Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'in davetiyle Moskova'dayız. Türkiye Moskova'da yapılan fuara çok büyük önem veriyor. Fuarda en büyük stand alanı Türkiye'nin.    MITT Moskova 2015 Seyahat ve Turizm Fuarı'na abartısız Türkiye damgasını vuruyor. Bakanı Ömer Çelik ve bakanlığın genç ekibi Türkiye'nin tanıtımı için inanılmaz bir efor sarfediyor. Moskova'da Türkiye'nin standına yoğun katılımın yanında Rus'ların ilgisini yerinde gördük. Ruslar Türkiye’ye büyük ilgi gösteriyor. Rusya'da yaşanan ekonomik kriz nedeni ile Türk Turizm Sektörü büyük endişe taşıyor. Rusya’ya yapılan bu çıkarma ile bu endişenin en aza indirilmesi hedefleniyor.  Bunda da başarılı olacağı kanatindeyim. Çünkü Türkiye hikayesini Ömer Çelik öncülüğünde Dünya'ya  doğru bir şekilde anlatıyor. Türkiye Dünya Turizm Ligi’nde ilk 10’un içinde 6. sırada. Her yıl 40 Milyona yakın turisti ağırlıyor. 34 Milyar doları aşan gelir elde ediyor. Dünya’da ilk 10’a girip 6. Sıraya yükselmek mucize gibi bir şey! Ülkemizin bulunduğu coğrafyayı ve bu coğrafyada yaşananları göz önüne getirdiğinizde müthiş bir başarı hikayesnin yazıldığını anlıyorsunuz.  Başarı hikayeleri öyle kolay yazılmıyor! Süren savaşlar ve terör estiren örgütlerin cirit attığı bir coğrafyada bu başarı taktir edilmeli. Bir dönem "Kominizm gelecek" endişesiyle bakılan Rusya'dan bugün ülkemize akın akın turist geliyor.  Türkiye'de gündem yapılan ve tartışılan konuların kısırlığını farketmeniz için ülke dışına çıkmanız gerekiyor. Meslektaşım Nedim Soylu'nun Kızıl Meydan'da "Moskova’daki 7 sarayın yanında bizimkini tartışmak ayıptır" sözü kısır gündemlerle nasıl vakit ve enerji kaybettiğimizi ortaya koyuyor. Son yıllarda ülkemizin yaşadığı değişimi dışarıdan baktığınızda anlamanız mümkün.  Rusya'nın Başkent'i Moskova'dan dönüp baktığınızda yapılanları değerlendirmeniz farklılaşıyor.  Keşke küçücük konularla ülke gündemini meşgul eden muhalefette dünyayı okuyabilse! İşte o zaman Türkiye devler ligine basamakları birer birer değil atlaya atlaya çıkar. Vakit kaybettirmek üzere değil zamanı ülke lehine kullanması için iktidarı sıkıştıran bir muhalefet anlayışı hepimize kazandırır.    Selahattin Sekin/Moskova 23 Mart 2015 Pazartesi - 15:31
Nedim Soylu yazdı: Ömer Çelik Deyince... Nedim Soylu yazdı: Ömer Çelik Deyince... Moskova'da turizm adına düzenlenen en önemli fuarlardan birindeyiz. Türkiye fuarın yıldızı durumunda. En fazla ziyaretçi bizim standları geziyor. Ekonomik krize rağmen insanlar Türkiye tutkusundan vazgeçmiyor. Bakanlık yetkilisi "buraya turizmi biz öğrettik. Rusya'da turizm deyince Türkiyeden başka yer akla gelmez. Antalya artık evleri gibi göruluyor" diyor. 34 MİLYAR dolarlık bir rakama ulaşan turizm gelirinin en önemli kaynaklarından biri Rusya. Bacasız fabrika ülkemizde iyi işliyor. Rusya sadece gaz ve petrolde değil bu noktada da enerji kaynağımız. ******** Rusya deyince akla gelen bir başka şey kültür ve sanat alanında insanlığa kattıklarıdır. Puşkin,  Tolstoy, Dostoyevski, Maksim Gorki hemen akla gelen isimler.. Bunlar bu ülkeyi dünyayla buluşturan devler. Bir ülkeyi yerelden evrensele taşımanın tek yolu kültür ve sanat alanında üretip insanlığa sunduklarıdır.  Burada sosyalist rejimin kültür ve sanata verdiği müthiş değeri her adımda yaşayarak görüyorsunuz. Mezarlıklar adeta bir sanat galerisi gibi. İçeri girince bir ülkenin kültür ve sanat tarihini adım adım yaşıyorsunuz.  Sokak ve caddelerde her binanın önünde " burada bu kişi yaşadı" diye bir yontu veya yazıyla karşılaşıyorsunuz. Bizde ise hala İşkenceci darbeci Generallerin adı var caddelerimizde. Yaşar Kemal dururken Kenan Evren gibi bir darbecinin adını bir caddede görmek utanç verici bir şey. ****** Türkiye kültür ve sanat alanında Rusyadan geri değil.  Tek başına Adana Abidin Dino, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Yılmaz Güney ve benzeri değerleriyle bu ülkeyi dünyaya taşıyan kent oldu. Bu ülke yerelden evrensele bu isimlerle taşındı.  Bu kent kültür Bakanlığını hakediyor.  İşte Ömer çelik müthiş sezgisi ve düşünce derinliğiyle  bu ülkenin dünya ile buluşmasına bakan olarak öncülük yapmaya çalışıyor.  O hayatında bir kaç kitap okumadan koltuğa oturan siyasetçi tiplerinden değil. O Nazım Hikmeti de biliyor, Necip Fazıl'ı da, Tolstoy ve Dostoyevski de okuyor, Orhan Kemal ve Yaşar Kemali de okuyor.  Marks'ı bir Marksist kadar derinliğine bilirken içinde yer aldığı siyasal hareketin derinliklerinde herkesten iyi biliyor. Bir Kültür ve Turizm Bakanının hangi kültürel formata sahip olması gerektiğinin en güzel örneğidir Ömer Çelik. Kültür ve sanatın başkenti Moskovadan bakınca gözüme çarpan sadece turizm geliri değil ona temel oluşturan kültürel zenginliğimizdir. Ömer Çelik ülkenin  bu zenginliğini omuzlarında bilinç ve onurla taşıyan genç bir Adanalı.  Dünyayı ışıtan kültürel ve sanatsal aydinlığımızdan yani dünyadan bakınca görünen Ömer Çelik bu.  Adana kulislerinin kirli ilişkilerinden değil.  Nedim Soylu/Moskova 23 Mart 2015 Pazartesi - 15:29
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 HABER SEYRİ
Haber Yazılımı: 2 ADAM YAZILIM